27 Eylül 2020 Pazar

Hasanşeyh Tarihi

Melense (Hasanşeyh)


Şebinkarahisar'ın güneydoğusunda bulunan Hasanşeyh köyü, bir Türk dervişinden adını almaktadır. Kurulduğu tarihlerde ve vergi defterlerinde burası Karye-i Melense adıyla kaydedilmiştir. Burayla ilgili elde bulunan en eski kayıt 1485 tarihli vergi defterindedir.
Bu tarihte Şeyh Hasan hayatta değildir. Torunlarından Nurullah Şeyh, Şeyh Himmet, Bulduk, Ali Derviş, Mehmet oğlu Kasım, Şeyh Ahmet oğlu Mehmet, Şeyh Murat oğlu Tur Ali, Nazar oğlu İbrahim ve Pir Ali oğlu Himmet adlı dervişler, köy halkı olarak söz konusu zaviyede görevlidirler. 1547 ve 1569 tarihlerinde Melense nahiyesi içinde kaydedilmiş olan bu köyün tüm gelirleri Hasan Şeyh zaviyesi vakfına yazılmıştır. 1547'de dokuz hane, bir yetişkin erkeğin oturduğu Melense köyünde, Hasan Şeyh zaviyesi şeyhliğine Nasrullah oğlu Mehmet Şeyh bakmakla yükümlüdür. Şükrüllah adlı bir kişi köyün imamıdır. II.Selim devrinde (1569-1574) yazılmış olan vakıf defterinde de zaviye şeyhliğine aynı kişinin baktığı; Külek ve Melense köylerinin tüm gelirlerinin, Gilenç köyünün malikâne gelirlerinin yarısının zaviyeye gelir yazıldığı ifade edilmiştir. 1569'da söz konusu zaviyenin şeyhliğine Hasan Şeyh neslinden Derviş Seyyid Ahmet bakmaktadır. Müslüman bir iskân yeri olan Melense'de 1530'da 10 vergi mükellefi vardır. Bunlardan sekizi hane, biri imam, bir kişi de yetişkin bekâr erkektir. Bu mükelleflerden alınan vergi miktarı ise 950 akçe olarak tespit edilmiştir. 1569'da 25 mükelleften 17'si hane, sekizi yetişkin bekâr erkektir. Alınan vergi miktarı ise 1.814 akçedir. Köyde arpa, buğday, keten ve bostan ürünleri yetiştirmenin yanında arıcılık ve hayvancılık da yapılmaktadır. 1643'de Hasanşeyh köyünde iki grup vergi mükellefinden söz edilmiştir. Bunlardan birinci grup, hiçbir kamu görevi olmayan 31 çiftçi ailesidir. İkinci grup ise Hasan Şeyh soyundan zaviyedar kişilerdir. Bunlar Süleyman oğulları Şeyh Ali, Mehmet, Osman, Sadi ile Şeyh oğlu Şeyh Bekir, Mustafa Şeyh oğlu Süleyman, Habil oğlu Veli, Abdi oğlu Fazlı ve Pirdede oğlu Çalabverdi Şeklinde ifade edilmiştir. Bunların hepsi de zaviyede farklı görevler üstlenmiştir. Hasan Şeyh zaviyesinin bu tarihte fonksiyonelliği defterde şöyle ifade edilmektedir:
“Karye-i mezbur yol üzerinde vâki olup ayende ve revendenin uğrağı ve abnâ-ı sebilin karargâhı olup ve meşayıh-ı kiramdan Hasan Şeyh kuddise sırruhu'l-azizin vakfı olmağla, mürûr ve ubur iden ebnâ-i sebile hizmet üzere avarızdan muaf olup…” denilmiştir.
Kelkit vadisinden geçen ipek yoluna ulaşan umumî yolların bu tarihte de etkin olduğu ve Hasan Şeyh'in kurduğu zaviyenin bu yollardan biri üzerinde, yolculara imaret hizmeti vermeye devam ettiği anlaşılmaktadır.


(Mehmet Fatsa 15-16. yy'da Giresun, Sosyal ve Ekonomik Hayat)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Nisan Ayında Kısa Bir Tur

 Kışın bitmesiyle birlikte yavaş yavaş toparlanan toprak... Kuruyan dalları yavaş yavaş açmaya başlayan ağaçlar... Yeşilin en güzel tonların...